Nerede O Eski Ramazanlar?

Nerede O Eski Ramazanlar?

Nerede O Eski Ramazanlar… Unutulan değerler Ramazan ile hatırlanırken, eski Ramazanları bizim gibi özlemle ananlarda var.

Bir heyecan başlardı Ramazan arefesinde. Kilerler dolar ve her gün markete gitmezdik. Evler temizlenir, lambalar ve gümüşler parlatılırdı.

Her yıl Ramazan ayı, hilalin doğuşu ile başlar. Toplar atılır, mübarek ayın geldiği duyurulurdu. Ramazan ayının gelişiyle evlere şenlik doğar, bereket yağardı.

İlk iftarlar daima görkemliydi. Aile bireylerinin toplandığı iftar sofraları leziz özel tatlarla donatılırdı. Sofranın görüntüsü nefis yemek kokularıyla birleşince, top atılır atılmaz da yemeklere hücum edilirdi. Ah ah Nerede O Eski Ramazanlar…

İftariyeliklerle başlayan iftar sofralarının değişmez ilk yemeği; et veya tavuk suyundan düğün, mercimek, yoğurt, pirinç çorbaları olurdu. Elbette Ramazan pidesi eşliğinde…

Daha sonraki yemekler etinden sebzesine, pilavından böreğine ev sahibinin gücüne göre yapılırdı. Kuru meyvelerden hoşaflar, 60-70 kat yufkalı baklava, kazandibi, kabak tatlısı, keşkül ve gül kokulu güllaç ise iftar sofralarının vazgeçilmez tatlılarıydı.

Ve emin olun herkes sofrada misafirin olmasını isterdi. Fakirlere, zenginler tarafından onurları kırılmadan yardım edilirdi. Şimdi misafirden kaçıldığını düşünürseniz o zamanların sosyal ağının, sosyal medyadan ne kadar önemli olduğunu anlarsınız.

Nerede o eski ramazanlar

İftardan sonra erkekler teravihe gider. Teravih dönüşü izzet-i ikram devam ederdi. Şerbetler ve şuruplar içilir, mevsimine göre boza ve salep de önemli Ramazan içecekleriydi. Demirhindi, ağaç kavunu, menekşe, kızılcık gibi şimdi adını bile duymadığımız içecekler vardı.

Kahve ile iftar keyfi tamamlanır, sıra eğlenmeye gelirdi. Önce masallar anlatılır, bilmece faslı ise yaşlılara aitti. Akraba ve dostlar arasında Ramazan ayının ilk haftası habersiz iftara gitmek saygı belirtisiydi.

İş, güç, sahur, oruç, iftar, Kadir Gecesi derken Ramazan güle güle giderdi. Biz onun gidişine üzülürken gelen Bayram bizi teselli eder, içimize neşe ve sürur dolardı. Ah ah Nerede O Eski Ramazanlar…

Eski adetler kalmadı ve yaşanması da mümkün değil. Hislerimizi, duygularımızı ve bağlarımızı kaybettik. Eski Ramazanlar bizleri birbirimize yakınlaştırırdı. Eskiden yüreğimiz sevgiyle doluydu, ya şimdi?

Sizce Nerede O Eski Ramazanlar?

Orhangazi.net Köşe Yazarı & Gurme Yazar: Emrah Akın

Orhangazim.net Kapandı: Bir Efsane Sona Erdi!

Orhangazim.net Kapandı: Bir Efsane Sona Erdi!

Orhangazim.net efsanesi 13 yıl aradan sonra sona erdi. Bursa Orhangazi ilçesinin ilk internet portalı olarak 2005 yılında hayata geçen internet sitesi Türkiye’de gerçekleştirdiği ilkler ile biliniyordu. Hatta hiç sekteye uğramadan geceli gündüzlü tam 13 yıldır hizmet veren Türkiye’nin nadir web sitelerinden biriydi.

Dünya’nın En Büyük Orhangazi Sitesi” sloganı ile yola çıkan Orhangazim.net sosyal medyanın olmadığı 2000’li yıllarda büyük bir misyon üstlenmişti. Site yurt dışında yaşayan Orhangazililer ile Orhangazi’yi sanal ortamda buluşturan Türkiye’nin ilk yerel portallarından sayılıyordu. Kullanıcıların üye olup diğer tüm üyelerle etkileşimde bulunabildiği internet sitesinde forum, kasaba köy modülü, haber modülü ve bilgi ansiklopedisi gibi çok önemli özellikler vardı.

Orhangazi Bilgi Portalının Türkiye’de Benzeri Yoktu

Özellikle kasaba köy modülünün Türkiye’de bir benzeri daha yoktu. Düşünün henüz birçok ilçenin kaymakamlık ve belediye gibi resmi kurumlarında site yokken Orhangazi ilçesi Orhangazim.net isimli çok büyük bir bilgi kaynağına sahipti. Bırakın Orhangazi köylerini Orhangazi merkez ile ilgili bile internette detaylı içerik bulunamazken Orhangazim.net internet portalında Orhangazi merkez, Orhangazi köyleri, Orhangazi beldeleri ve İznik Gölü hakkında çok detaylı bilgiler yer alıyordu.

Kasabaköy modülünde siteye üye olduktan sonra hangi köyden iseniz o köyün sayfasına kayıt oluşturabiliyor ve kişisel bilgilerinizi bırakabiliyordunuz. Ve siteye üye olan tüm köylüler kendi köy sayfalarında etkileşim halinde olabiliyordu. Köyünüzün sayfasına bıraktığınız kişisel bilgileriniz yine sadece kendi köylüleriniz tarafından görülebiliyordu.

orhangazim haber sitesi kapandı

Orhangazi kasabaköy modülünde Orhangazi ve tüm köylerinin tamamı gezilmiş köylerin coğrafi, fiziki ve idari bilgilerinin yanında sokak sokak fotoğrafları çekilmişti. Kütüphanelerden ve eski Osmanlı arşivlerinden birçok belge uzun emekler sonucunda Türkçeye çevrilmiş ve Orhangazim.net sitesinde yayımlanmıştı. Orhangazi tarihinin bu en detaylı internet kütüphanesinin oluşmasında şüphesiz çok büyük emek vardı. Herhangi bir maddi kaygısı olmadan gecesini gündüzünü sevdiği topraklara adayan ve Orhangazi’nin köylerini karış karış gezen Recep Akın ve Yusuf Bulut‘u anmazsak büyük haksızlık olur. Bize kalırsa Dünya’nın her yerinde yaşayan Orhangazililer Recep Akın ve Yusuf Bulut‘a teşekkür borçlu…

Herkesin “siz deli misiniz?”, “ne işiniz var böyle şeylerle…” ve “neden boş boş işlerle uğraşıyorsunuz” dediği dönemlerde kimseye aldırış etmeden bu muhteşem eseri tüm Dünya’nın beğenisine sundukları için kendilerine minnettarız. Yine şuanda hayatta olan ve olmayan tüm köy muhtarlarımıza ve belde başkanlarımıza o yıllarda verdikleri desteklerden dolayı teşekkür borç biliriz.

orhangazim bursa kapandı

2010 yılına kadar çok güzel işleyen ve ses getiren Orhangazi Bilgi Portalı Orhangazim.net sosyal medyanın parlaması ile duraksama dönemine geçmişti. Dünya’yı saran sosyal medya çılgınlığı facebook, twitter, youtube ve instagram derken yerel sitelerin yavaş yavaş artık kızağa çekilme zamanının geldiğinin habercisiydi. Orhangazim.net web sitesinin de sosyal medyanın gücü karşısında direnme şansı olmadığı için 2015 yılında read-only konumuna yani sadece oku moduna alınmasıyla artık nihayete ereceğinin sinyali verildi.

Orhangazi Haber ve Şehir Rehberi

2017 yılında ise Orhangazi sevdalısı Gölyaka Köyü‘nden Emrah Akın ve ekibi Orhangazi Haber ve Şehir Rehberi isimli http://www.orhangazi.net web sitesini yayına aldı. Read-only’e çekilen Orhangazim.net portalında yer alan önemli tarihi vesikalar, köy tarihçeleri, foto galeri ve Orhangazi’ye dair her ayrıntının yer aldığı belgeler yedeklenerek Orhangazi.net web sitesine transfer edildi. Orhangazi.net’in faaliyete geçmesi ile birlikte artık Orhangazim.net bilgi portalının kapanacağına kesin gözüyle bakılıyordu.

Nitekim Orhangazim.net 15 Mayıs 2018’de Orhangazi Bilgi Portalının sahibi Gurme Yazar Emrah Akın ve bu işe gönül veren site ekibinin ortak kararıyla tamamen yayından kaldırıldı.

iznik Gölü Gezi Rehberi

iznik Gölü Gezi Rehberi

iznik Gölü Turu ve Gezisi

Sizleri, eşsiz doğasıyla Türkiye’nin en güzel göllerinden iznik Gölü çevresinde şöyle bir gezdireceğim. 85 kilometrelik bu turdan memnun kalmayandan ücret almayacağım.

iznik Gölü ve çevresinde doğa inanılmaz bereketli. Burada yetişmeyen meyve sebze yok gibi. Ağaçlardaki rengarenk çiçek cümbüşü, bu aylarda gidenleri adeta büyülüyor. Yazın ve sonbaharda ise dalındaki meyve çeşitliliği insanı şaşırtıyor. Gölü tek kelimeyle enfes. Her şeyden önce çevresinde (birkaç köyü saymazsak) yapılaşma yok. Her yer alabildiğine zeytinlik ve meyvelik. Burada nereye bakarsan bak, yeşilden başka bir şey görünmüyor.

iznik-golu-manzarasi

Nedendir bilinmez, İznik gibi gölün çevresi de turizm açısından bir türlü gelişemiyor. Üstelik yöre İstanbul gibi bir metropole, iki semtinde daha yakın mesafede bulunuyor. Hal böyle olunca gölün çevresinin, adam gibi oturulup kalkılacak mekanlarla dolu olması gerekiyor. Ama maalesef öyle olmuyor. Mekanlar, bir ikisi dışında genelde dökülüyor. Bunu her seferinde ısrarla vurgulamam, yöreyi sevmemden; sesimi belki ilgililer, yetkililer duyar da buraya el atar diye ümitlenmemden kaynaklanıyor.

iznik-golu-turu
Neyse, biz bunları düşünmeyi bir yana bırakalım. Bir hafta sonu yollara düşelim. Aracımızın kilometresini Orhangazi’de sıfırlayalım. iznik Gölünü, saat yönünde ve İznik üzerinden turlayıp tekrar Orhangazi’ye gelelim. Bu arada “Can boğazdan gelir” deyip, yolumuz üzerindeki tüm mekanlara uğrayalım. Gözümüze kestirdiğimiz de oturalım. 85 kilometrelik bu turdan alacağımız keyfe bakalım. Gerisini yöre insanı düşünsün; onlar durumlarından memnunsa biz ne yapalım?

Villa Familia
Eski adı “Betülhan” olan Villa Familia (4. km), şimdilerde Orhangazi’deki Familia Otel’e (Tel: 0224 573 9025) bağlı olarak çalışıyor. Yüzme havuzu da bulunan ve bahçesi yazları hayli keyifli olan Familia, bana göre İznik ve çevresinde turiste hitap edebilecek tek konaklama tesisi. Ana binanın yanı sıra, arka bahçesindeki adam gibi bungalovlarda da kalınabiliyor. Havuz barından, restoranından dışarıdan gelenler de yararlanabiliyor. Tel: 0224 573 8140

77 Yalova Çay Bahçesi
Burası (18. km) bildiğimiz çay bahçelerine benzemiyor. Öyle bir-iki fırt çekip kalkılacak yerlerden değil. Son derece sevimli ve sıcak bir mekan. Sabah oturan akşama zor kalkıyor. Dileyen nevalesini yanında getirip bahçesinde piknik de yapabiliyor. Burası, iznik Gölü çevresindeki en doğal ve en sevimli mekanlardan. Üstelik temiz. “Enişte” Muharrem Yılmaz, eşi Semiha’yla birlikte işletiyor. Gidip de beğenmeyenlerin çay parası bana yazılıyor. Tel: 0532 573 4534

iznik-golu-gezisi

Benim Mekanlarım

Rahmi Baba Restoran

Rahmi Baba (73. km), İznik ve göl çevresinin tartışmasız en iyi mekanı. Şimdilerde bayrağı oğul Ferhat Şahin taşıyor. Beyaz Kurt lakaplı, profesyonel dağcı ve yüzünden gülücük eksik olmayan Hikmet Şimşek yönetiyor. Kapalı yeri hangar gibi. Rüzgar, rıhtımında oturanları rahatsız etmesin diye cam döşemişler. Ben bahçesinde, zeytin ağaçları altında, çimlerin üzerine atılmış masalarda oturmayı seviyorum. Yörenin en temiz mutfağı (dileyen elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyor) ve tuvaleti burada. Udi Cengiz, her akşam canlı müzik yapıyor. Mezelerde çeşit bol ve ala. Kullanılan malzeme kaliteli. Balıklar canlı ve havuzdan seçmece. Ben 1960’lı 1970’li yıllarda Ankara Kızılay’daki eski Piknik’te (Reşat ve Vahit beylerin mekanını hiçbir yer geçemedi) yediğim ve tadı hala damağımda olan yayın tavadan sonra, bugüne kadar en iyisini burada yedim. Meraklısına öneririm. Önündeki koy, bu aylarda geçiş yapan pelikanların mola yeri. Tel: 0224 582 2165

İmren Izgara

Şehir merkezinde (37. km) ana yol üzerindeki İmren göl çevresinde sayılmazsa da, kendi hesabıma ben her turumda, mutlaka uğrar, enfes köftelerinin tadına bakarım. Burada köfteyi okkayla yesen tadına doyulmaz. Mekanı, Yusuf Akkaş işletir. Geçen gün yine uğradım, Söz verdiği gibi plastikleri porselenlerle değiştirmiş. İyi de kardeşim Yusuf, köfteler yine tabaktan büyük kalmış. Anlaşıldı, tabakları ben alıp sana fatura edeceğim. ( 0224 757 3597)

iznik-golu-kiyi-turlari

Geziyolu

İstanbul – Orhangazi

İstanbul-Yalova

000.0 km. Aracımızın kilometresini TEM gişelerde sıfırlıyoruz…
040.0 km. Araba vapurunda çayımızı içiyoruz. Topçular’a kadar yolculuk 45 dakika sürüyor.
055.0 km. Şimdi Yalova merkezdeyiz.

Yalova-Orhangazi

000.0 km. Kilometreyi, Yalova kavşağındaki Shell’de sıfırlıyoruz.
020.0 km. Orhangazi‘deyiz.

OrhangaziİznikOrhangazi

000.0 km. Orhangazi’ye gelince, İznik-Adapazarı sapağından sapıyoruz. Aracımızın kilometresini burada sıfırlıyoruz. Bizi enfes bir yol bekliyor.
004.0 km. Villa Familia solumuzda.
012.0 km. Rasim Restoran.
018.0 km. Yalova 77 çay bahçesi.
019.6 km. Webster (Istakoz Restoran).
020.0 km. Boyalıca Köyü.
020.8 km. Total.
022.1 km. Petrol Ofisi
022.2 km. Ören Restoran.
031.5 km. Çakırca köyü.
032.6 km. Petrol Ofisi ve Kopuk Restoran sapağı.
036.0 km. İznik.
036.7 km. Solda Petrol Ofisi.
038.0 km. Solda Shell.
038.3 km. Sağa Göl Kapısı-Senato sapağı. Bu yol doğruca sahile gidiyor. Biz direkt devam ediyoruz.
038.6 km. BP.
039.5 km. İznik şehir merkezi.
040.6 km. Opet.
042.0 km. Darka Tatil Köyü (Yazlık evler).
043.5 km. Solda Türk Petrol.
044.0 km. Kavşaktayız; düz gidersek Yenişehir. Biz sağa Gemlik (50 km.) – Bursa (81 km.) yönüne sapıyoruz.
047.8 km. Karacakaya restoran, kamping, plaj.
051.0 km. Göllüce. Sahilinde marketi, kafesi ve balık restoranı (şimdilerde kapalı) var.
058.5 km. Müşküle sapağı. Tarihi çınar, çeşme ve plaj.
062.5 km. Narlıca.
064.8 km. Solda Petrol Ofisi.
068.2 km. Sölöz köyü.
072.8 km. Rahmi Baba Restoran.
073.0 km. Ömer’in yeri Restoran.
073.8 km. Gölyaka Köyü.
074.5 km. Düz gidersek Bursa-Gemlik. Biz sağa Orhangazi yönüne sapıyoruz. Yılmaz Market ve Kasap solumuzda. Buradan itibaren doğa değişiyor, zeytin ve meyve ağaçları yerlerini kıraç bir araziye bırakıyor.Birkaç km. sonra artık göl de görünmüyor. Çevrede bir-iki bostan, fabrikalar ve hurdacılar var.
081.0 km. Kavşaktayız. Sağa saparsak göl kenarındaki çamlığa çıkarız. Biz sola doğru devam ediyoruz.
083.0 km. Bursa-Yalova ana yolundayız. Sola saparsak, Gemlik-Bursa. Biz sağa Yalova yönüne sapıyoruz.
083.5 km. Orhangazi‘de kilometreyi sıfırladığımız noktadayız.

Tatil kurdu / Nadir Elçi

Fotoğraflar : Güven Orman

Etiketler: iznik gölü gezisi, iznik gölü gezi rehberi, iznik gölü seyahat rehberi, iznik gölü gurme rehberi, iznik gölü turu, iznik gölü ne yenir, iznik gölü lezzet durakları, iznik gölü mekan rehberi, iznik gölü gezi rotası

İznik Gölü Genel Bilgiler

İznik Gölü Genel Bilgiler

İZNİK GÖLÜ

Marmara Bölgesinin doğu- batı doğrultusunda peş peşe dizilmiş çukur sistemlerinden Pamukova- İznik – Gemlik Körfezi çöküntü alanı sırasının orta kesimindeki tektonik kökenli bir çukurun dolması ile oluşmuş olup kabaca elips biçimindedir.

Kuzeyinde Samanlı Dağları, güneyinde Avdan Dağı vardır. 298 km2 lik yüzölçümü ile Marmara Bölgesinin en büyük gölüdür. Uzunluğu doğu-batı doğrultusunda 32 km, en geniş yeri 11.5 km’dir. Derin göllerden olan İznik Gölü‘nün büyük kesiminde derinlik 30 m’yi aşar. Gölün güney kıyısının açığında kıyıya koşut olarak 13 km. boyunca uzanan bir çukur vardır. Yaklaşık 60 km. genişliğindeki bu çukurun en derin yeri 65 m’yi bulur. Gölün su yüzeyi ise deniz yüzeyinden 85 m. daha yüksektir.

Gölün su toplama alanı 1246 km2 ’dir. Gölün yağış havzası çok küçük olduğundan besleyici su kaynakları da o derece küçük ve sayıca azdır. En önemli akarsuları güneyde Sölöz’de Kocadere, kuzeybatıda Nadır kaynağı diye bilinen kaynağın beslediği Olukdere, kuzeyde Kurudere, kuzeydoğuda Karadere ve doğuda İznik ilçesi güneyinde Kırandere’dir. İznik Gölü bundan başka dipteki karstik kaynaklar ve yağmur suları ile de beslenir.

İznik Gölü‘nün toplam toprak potansiyeli 6674 ha. olup topraklarının pH’ı 7,8 – 8,5 arasındadır.

Havza içindeki ekonomik faaliyetlerin en önemlisi tarımdır. İznik Gölü ‘nün güney sahili göl kotundan orman sınırına kadar zeytin bahçeleri ile kaplanmış durumdadır. Gölün güney batısında Bursaİznik kara yolundan, batısında ise Bursa – Yalova kara yolundan orman sınırlarına kadar zeytin bahçeleri devam etmektedir. Bu arazide zeytin bahçelerinin yanı sıra, çeltik ekim sahaları, meyve bahçeleri, bağlar ve sebze bahçeleri yer almaktadır.

iznik-golu-zeytin-orhangazi-net

Çevre halkının gölden faydalanışı su ürünleri, sulama suyu ve sanayi suyu temini şeklindedir. Gölde ekonomik değere haiz balık türleri; Sazan, akbalık, çapak, gördek ve yayındır.

Sulama suyu temini iki şekilde olmaktadır: DSİ sulama projeleri kanalı ile sulama ve çiftçinin kendi imkanları ile yaptığı sulama.

DSİ projeleri ile sulanan arazi büyüklüğü 7720 ha’dır. 6235 ha. daha arazinin sulanması için planlama çalışmaları devam etmektedir. Gölden sanayi suyu kullanımı Gemlik Körfezindeki sanayi kuruluşları için su temini şeklinde olmaktadır ve 35 mm3 / yıl’ dır.

Koruma Statüsü:

İznik Gölü 1990 yılında Sit Alanı ilan edilmiştir.

Sulak Alanın Kullanım Durumu:

İznik Gölü bütünüyle tarım alanları ve zeytinliklerle çevrilidir. Tarım alanları için gölden su alınmaktadır.

İznik, Çakırca, Boyalıca ve Gölyaka’da balıkçı kooperatifleri bulunur. Tutulan deniz ürünlerinin başında bir tür mantar hastalığı nedeniyle 1980’lerden beri büyük azalma gösteren kerevit gelir.

iznik-golu-orhangazi-net

İZNİK GÖLÜ ’NÜN KİRLETİCİ KAYNAKLARI

Kirlilik:

Orhangazi’deki sanayi tesislerinden, çevredeki yerleşim birimlerinden ve küçük zeytinyağı fabrikalarından göle atıklar karışmaktadır. Bundan kaynaklanan aşırı yosunlaşma ve toplu balık ölümleri dikkat çekmektedir.

DSİ Genel Müdürlüğü göl içinde belirlenen 9 gözlem noktasında ve Olukludere, Karadere ve Kocadere’de kalite izleme çalışmaları yapılmaktadır.

· Olukludere

Orhangazi ilçesine doğrudan sınır olan deredir. Deredeki suyun kalitesi Yalova yolu köprüsüne gelinceye kadar temizdir. Fakat bu noktada bağlanan Orhangazi ve civarındaki yakın yerleşimlerinin kanalizasyonları ve Orhangazi Belediyesi Mezbahasının atık suları kaliteyi önemli ölçüde etkilemektedir.

· Karadere

Bu derede tespit edilmiş olan kirlilik, zirai mücadele ilaçlarından kaynaklanmaktadır.

· Kocadere

Sölöz‘den akıp göle mansab olan Kocadere, yağış havzası en büyük olan deredir. Sölöz Beldesinin kanalizasyonu buraya deşarj edilmekte olup, Kocadere’nin suyundan yaz sezonu boyunca sulama yapıldığından göle pek fazla su ulaşmamıştır.

İznik Gölü Efsaneleri: İznik Gölü’nün Bilinmeyen Sırları

İznik Gölü Efsaneleri çok anlatılır. Öteden beri İznik Gölü’nün içinde bir ya da birkaç şehrin bulunduğu da söylene gelir. İşte Hoca Saadettin Efendi’nin ( 1536/37-1599) söyledikleri: “Yılın en kurak aylarında su çekilince ortasında bir takım büyük yapılar meydana çıkar. Bunların Nuh aleyhisselamın oğlu Sam’ın yaptırdığı binaların kalıntısı olduğu söylenir. Sam’ın Tufan’dan sonra İznik‘i kurarak buraya yerleştiği meşhurdur.”

İznik Gölü Efsaneleriİznik Gölü Efsaneleri ve İznik gölü ile ilgili anlatılan hikayeler

İznik gölü altında şehir var mı? İznik gölü içinde köy yer alıyor mu?

Ve İznik Gölü Efsaneleri hakkında Raif Kaplanoğlu’nun söyledikleri.”…gerçekten de İznik Gölü ‘nün altında bir şehir var! Belki de birden fazla…” Raif hoca, bu sözlerini alıntıladığım yazısında, okuduklarını, balıkçılardan dinlediklerini ve kendi gözlemlerini aktarıyor. Gerçi ilk alıntıdan söz konusu yerleşim yerinin İznik Gölü’nün altında tufan yüzünden kalmadığı, hatta bizzat adı anılarak ondan sonra kurulduğu anlatılmakta ama, olsun. Sonuçta göçükle, depremle de olsa, su altında kalma motifi var.

Bizde eskiden büyüklerimizden çok eskiden İznik Gölü’nün ortasında bir minare gördüklerini anlattıklarını biliriz. Hayal veya gerçek sonuçta dilden dile dolaşan bir söylenceydi bu.

İznik Gölü Efsaneleri, iznik gölü altında şehir var mıİznik Gölü ile ilgili efsaneler

İznik Gölü Efsaneleri

İşte efsaneler ve işte gerçekler… Her efsane aslında biraz bir gerçekten türüyor. Ortada bir ip var, ona boyuna toz ve tortu yapışıyor. İp kalınlaştıkça kalınlaşıyor, iplik unutulacak hale geliyor.

Ayrıca konuyla doğrudan ilgili olmayan, ya da biraz ilgili olsa da, bizi sığ düşüncelere götürmemesini dilediğim bir iki gözlemi de aktarmak istiyorum. Marmara Denizinin, buranın tabanında yapılan araştırmalar sonucunda, bundan 10 bin yıl kadar önce ve bin yıllığına küçük bir göl olarak varlığını sürdürdüğü ileri sürüldü geçenlerde…

İkincisi, elinize bir Marmara Bölgesi haritası alırsanız, İznik Gölüyle Gemlik Körfezinin, tarihin bir döneminde birbirinden uzak düşmüş iki kitle olduğunu netlikle görürsünüz. Belki aynı şekilde, Uluabat Gölüyle Manyas Gölünün de..

Karalar-sular ve aralarındaki oyunlar!

İznik Gölü Efsaneleri, iznik gölü içindeki köy doğru muİznik gölü altında şehir var mıydı? İznik gölü içindeki köy hikayesi doğru mu?

Evliya Çelebi’nin Gözünden İznik Gölü

 “Kalenin batı kısmındadır. Batıdan Gemlik kasabası körfezine bir ayağı akar. Çevresinde kırk beş parça bağ ve bahçeli, camili, hamamlı, çarşılı köyler vardır. Göl içinde otuz adet balık avlıyan kayık bulunur. En fazla derinliği yirmi kulaçtır. Gölün dört tarafını bir kimse atla bir günde dolaşır. Suyu gayet güzel olduğundan yetmiş türlü balık yetişir. Bunlardan İlhaniye, Ege ve sala balıkları meşhurdur. Hiç kokuları yoktur. Gayet güzel çorba ve tavaları olup kolay hazmedilir. Aynı zamanda çok besleyicidirler. Balıkçılar avladıkları balıkları Yenişehir’e, Gemlik’e ve Pazarköyü’ne (Orhangazi) götürüp satarlar.
Şehrin halkı çamaşırlarını göl suyunda yıkarlar. Hiç sabun sürmedikleri halde yine bembeyaz olur. Bu gölde bir atı yedi gün yıkasalar ve suyundan içirseler eti ve yağı semiz olur. Bu gölde bulunan pullu balık gayet lezzetli olur. Ama tepesinde iki sivri kemik olur ki onu kırmak lazımdır. O kemikler çıkarılmadan pişirilirse balığın eti yemyeşil olur. Yine bu kemiği diğer diri bir balığa saplasalar vücudu mahvolur. Bunun için bu gölde bulunan diğer balıklar kemikli balıktan korkarlar.
İznik şehrinin kıble tarafında ve Arnavud dağının arkasında Bursa Yenişehir’i bulunur. Lodos tarafında, göl aşırı deniz kenarında Gemlik kasabası vardır. Batı tarafındaki Pazarköyü kasabasının minareleri görünür. Doğu yönünde Geyve beş saatliktir. İşte Yenişehir bu kasabaların arasında olup (Engürücük) ve Lefke kasabalarına dokuz saattir.”
İznik Gölü Efsaneleri emin olun dilden dile anlatılan ve günümüze kadar ulaşan yüzlercesine sahiptir. Bizim bildiklerimiz bunlarla sınırlı. Siz farklı İznik Gölü Efsaneleri biliyorsanız yorum kısmına yazın ve yazımıza ekleyelim.
İznik Gölü hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayın.
İznik’te gezilecek yerler ve Orhangazi’de gezilecek yerler hakkında detaylı bilgi almak isterseniz linklere tıklayabilirsiniz.
Sizleri İznik Gölü ile ilgili fotoğrafların ve bilgilerin paylaşıldığı Facebook.com/iznikgolu sayfamıza da bekleriz. 🙂
Özel Araştırma – Her hakkı saklıdır © Orhangazi Şehir ve Firma Rehberi | Bursa Orhangazi | Orhangazi.net

İznik Gölü Balık Türleri: İznik Gölünde Yaşayan Balıklar

İznik Gölü Balık Türleri: İznik Gölünde Yaşayan Balıklar

İznik Gölü Balık Türleri fabrika atıkları ve yöre halkının bilinçsiz davranışları sebebiyle ciddi tehdit altında. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde İznik Gölünden “Burası beşinci iklimin yaşandığı yerdir. Suyu ve havası çok güzeldir. Bu gölün çevresinde 45 tane köy vardır ki, bunlar bağlı bahçeli, camili, hamamlı, küçük birer çarşılı mamur köylerdir. Bu gölün suyunda civar ahali çamaşır yıkar. Hiç sabun sürmedikleri halde yine de bembeyaz olur. Bu gölde 70 çeşit balık bulunur.” diye söz eder. Fakat son yıllarda İznik gölü balık türleri arasında bırakın 70 çeşidi 10 çeşit balık ya vardır ya yoktur.

İznik Gölü Balık Çeşitleri

 

İznik Gölü Balık Türleri,Aynalı sazan balığı

Aynalı Sazan Balığı (Cypnnus carpio)

İznik Gölü Balık Türleri arasında pullu sazanın çıplak-çizgili ve aynalı sazan olarak adlandırılan yan türlerinin üretime en elverişli olanıdır. Kolay ürediği için çeşitli yörelerde ve özellikle baraj göllerinde üretimi yapılmaktadır. Yaşam öyküsü pullu sazan gibidir. Ekonomik değeri çok yüksektir. Çeşitli ülkelerde yılda 200,000 ton sazan üretimi yapılmaktadır.
İznik Gölü Balık Türleri, Çapak balığı

Çapak Balığı (Abramis brama)

Marmara ve Karadeniz’in akarsu ve göllerinde, bazı türleri de Ankara ve Kırşehir yörelerinde yaşar. Boyu ortalama 30-40 cm’den 70 cm’ye, ağırlığı ise 3 kg’den 6 kg’ye ulaşabilir. Kurtlar, böcekler ve yosunlarla beslenir, 10 yıl yaşayabilir. Mayıs-Haziran ayları arası yaklaşık 100 bin yumurtayla üreme yapar. 1 kg’nin üstündekilerin eti lezzetli, küçükler ise yem veya av balığı olarak değerlidir.

İznik Gölü Balık Türleri, Dikence balığı

Dikence Balığı (Gasterosteus aculeatus)

    Denizlerin kıyı kesimlerinde, nehirlerin denize karışan acı su bölgelerinde ve zaman zaman nehirlerde yaşayan küçük bir balıktır. Boyu 7-9 santimetre olup vücudu kalın pullarla kaplıdır. Çeşitli renklerinin güzelliği ve 300-1000 dolayında yumurtasının erkek balık tarafından bir yuva yapılarak korunması, dikenceyi ilginç bir doğa olayı yapar. Ekonomik bir değeri yoktur. Şuanda İznik gölü balık türleri arasında yok desek yeridir.

 

İznik Gölü Balık Türleri,Gördek balığı

Gördek Balığı (Ruülus rubilio)

Kızılgöz ailesindendir. Kuzey Ege, Marmara ve Trakya’da, fazla hareketli olmayan akarsuların zengin bitkili kıyı bölgelerinde yaşar. Kış aylarını daha derince sularda geçirir. Kurtlar, böcekler, kabuklular ve böcek-sinek larvalarıyla beslenir. Boyu 15-20, en çok 25 cm olur. Nisan-Mayıs ayları arası ürettiği yumurtalarını bitkilerin arasına bırakır. Besin değeri yoktur, av yemi olarak değerlendirilir. İznik gölü balık türleri arasında nesli tükenen balıklardandır.

 

İznik Gölü Balık Türleri,gümüş balığı

Gümüş Balığı (Atherma boyeri)

Denizlerimizde yaygın olan gümüş balığının Sapanca, İznik ve Köyceğiz göllerinde yaşayan bir türüdür. Sıcak sularda böcek larvaları ve sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yaşar. Mayıs-Eylül ayları arasındaki üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını kumlu, çakıllı zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın yerlerde sürü halinde dolaşırken su kuşlarına yem olur. Eti yenebilir. 1950-1960 yılları üreticiliğinde yem olarak veya balık unu endüstrisinde değerlendirilir.

 

İznik Gölü Balık Türleri, horozbina kaya balığı

Horozbina Kaya Balığı (Parablennius gattorugine)

    Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde gizlenerek, çoğunlukla çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı sularda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlarına göre böcekler, kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, midye, istridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler. Erkekler de 20-25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde atlaya atlaya yumurtalara bekçilik yaparlar.

 

İznik Gölü Balık Türleri çeşitleri

Horozbina Kaya Balığı (Blennius fluviatilis)

    Marmara, Ege ve Akdeniz akarsuları ve bunların deniz karışımı acı su bölgelerinde yaşar. Boyları denizde yaşayanlara göre daha küçüktür. 8-12, en çok 15 santimetre, Akdenizdeki türleri ise 20 santimetreye ulaşabilir. Su altındaki küçük hayvanlar veya böcek larvalarıyla beslenir. Yaz aylarında üreyip yumurtalarını taşlar ve midye kabukları arasına ustaca gizler. Çıplak ve pulsuz derisi, yapışkan bir sıvı ile kaplıdır. Ekonomik bir değeri yoktur.

İznik Gölü Balık Türleri kadife balığı

Kadife Balığı (Tınca tinca) 

    Kuzey bölgelerimizin bol bitkili, durgun ve yavaş akıntılı sularında yaşar. Genelde 30-40, en çok 60-70 cm boyda olur. Planktonlar, küçük balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Gündüzlerini dipte geçirir, geceleri ise avlanır. Mayıs-Haziran ayları arası üreme yapar. Eti lezzetlidir. Sazan yetiştiriciliğinde yardımcı olarak düşünülen bir balıktır. Sportif yönü zevklidir. İznik gölü balık türleri arasında nesli tükenen balıklar arasında sayılabilir.

 

İznik Gölü Balık Türleri, kızılkanat balığı

Kızılkanat Balığı (Scardinius eıythrophthalmus)

Kuzey Anadolu’da soğuk olmayan ağır akışlı nehirler, göl ve göletlerin yumuşak tabanlı zeminlerinde, yumuşakçalar ve bitkilerle beslenerek 10-11 yıl yaşar. 20-40 cm boy ve 200-400 g. ağırlıkta olur. 3-4 yaşında olgunlaşıp kg/ağırlığına 600 bin yumurta döker. Eti lezzetli, fakat çok ince kılçıklı olduğu için makbul değildir. Turna gibi yırtıcı balıklar için değerli bir yemdir. İznik gölü balık türleri arasında yok denecek kadar azdır.
İznik Gölü Balık Türleri Levkit balığı

Levkit Balığı (Rutilus frisu)

Karadeniz’in doğu ve batısıyla Trakya’daki nehirler ve bu nehirlerin denizle karışımı acı su bölgelerinde ve göllerde yaşar. Genelde 40-50, en çok 70 cm boy ve 5 kg ağırlıkta olabilir. Küçük balıklar, kurtlar ve böcek yumurtalarıyla beslenir. Nisan-Mayıs aylarında nehirlerin içlerine ve göllere girerek üreme yapar. Etinin besleyici yönü nedeniyle ekonomik değeri olduğu gibi, amatör olta avcıları için de kıymetlidir. İznik gölü balık türleri arasında nesli tükenmiştir.

 

İznik Gölü Balık Türleri pullu sazan

Pullu Sazan Balığı (Cyprinus carpio)

    13.-14. Yüzyıldan beri kültür üretimi yapılan, kolay yetişen, eti lezzetli, ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. 3-4 yaşlarında olgunlaşıp 200-300 bin yumurta verir. Ortalama 30-40 cm boy ve 500-bin g. ağırlıkta olur. Sportif avcılığı değerlidir. Su böcekleri, kurtlar ve diğer hayvanlarla beslenir.

İznik Gölü Balık Türleri yayın balığı

Yayın Balığı (Silunıs glarıis)

    Akarsu ve göllerde yaşayan balıkların en büyüğü ve aynı zamanda en uzun yaşayanıdır. Ortalama 1-2m’den 3 m’ye kadar boy ve 150 kg ağırlığa erişebilir. 35-40 yıldan 100 yıla kadar yaşayabilir. Yavaş akan nehirler ve göllerde, dipte hareketsiz yatarak yaşar. Etobur bir balıktır. Su altındaki bütün hayvanları yiyebilir. Mayıs-Haziran ayları arasında, gece sessizliğinde yumurta döker. Dişileri ağırlığına oranla kg başına 7 bin-25 bin yumurta döker. Tatlı su balıkları içinde eti en lezzetli olanlardan biridir. Ekonomik değeri çok yüksektir. İznik gölü balık çeşitleri arasında şuanda uzun ömrü kolay üremesi sebebiyle en çok rastlanılan balıktır.

İznik gölü balık türleri yetkili kişilerin müdahalesi ile bizce acil olarak koruma altına alınmalıdır. Suyun tarımsal ilaçlar üzerindeki etkisini kırmak için salma sulama yerine köylüler damla sulamaya geçmelidir. Artezyen ve yüzey suyu kullanımı yaygınlaştırılmalı ve yöre halkı bilinçlendirilmelidir. Tarımsal ilaçların kutularının dahi özel olarak saklanıp imha edilmesi gerekirken, çiftçiler maalesef tanklarını gölde yıkayarak kirliliğin artmasına ön ayak olmaktadırlar. Bununla birlikte İznik Gölü çevresinde gerçekleştirilen yapılanmalar, yerleşim alanlarında oluşan fosseptik birikimlerinin yeraltı suları ile göle sızması, göl suyunu kirleten önemli unsurlardır. Çevredeki yerleşim birimlerinden ve küçük zeytinyağı fabrikalarından göle atıklar karışmaktadır. Bundan kaynaklanan aşırı yosunlaşma ve toplu balık ölümleri dikkat çekiyor. Bölgedeki tarımın bilinçli yapılmasının İznik Gölü’nün geleceği ve İznik gölü balık türleri için önemli olduğunu hepimiz bilmek zorundayız. Bu gerçekle şuanda yüzleşmezsek bizi ve çocuklarımızı yakın gelecekte çok daha acı bir tablo beklemektedir.

İznik Gölü hakkında daha fazla bilgi almak için linke tıklayın.

İznik hakkında bilgi almak için linke tıklayın. İznik gezilecek yerler ile ilgili Gurmex harika bir makale yazmış ona da göz atabilirsiniz.

Özel Araştırma – Her hakkı saklıdır © Orhangazi Şehir ve Firma Rehberi | Bursa Orhangazi | Orhangazi.net

Ferit Uçar : Amerika’yı Sallayan Orhangazili

Ferit Uçar : Amerika’yı Sallayan Orhangazili..

İlçemizin Yenigürle Köyünde doğdu, bilimin efendisi oldu. ABD’nin 7 üniversitesi genç dahiyi almak için birbiriyle yarıştı..

Ferit Uçar..  Orhangazi ilçemize bağlı Yenigürle Köyünde çiftçilikle geçinen Hüseyin Uçar’ın dört çocuğunun en küçüğü olarak dünyaya gözlerini açtı. İlkokulu köyünde okuyan Ferit, zekasıyla ailesinin dikkatini çekti. Ancak liseye kaydolacağı zaman lise müdürü Ferit Uçar‘ı okula kabul etmek istemedi: “Köy okullarında şişirme not veriyorlar. Siz bunu meslek lisesine yazdırın, elinde mesleği olsun” dedi. Ferit‘in eniştesi araya girdi ve kayıt gerçekleşti. Lise 3’e geldiğinde ilçede açılan yeni bir dersanenin seviye tespit sınavında başarılı oldu ve indirimli olarak eğitim görme hakkını kazandı. Ferit okulu birincilikle bitirdi. Ardından Koç Üniversitesi Matematik Bölümünü burslu olarak kazandı, çift anadal programı sayesinde hem matematik, hem de ekonomiden mezun oldu. Ferit‘in dehası, Amerikalıların da dikkatinden kaçmadı. Doktora zamanı geldiğinde Chicago, Princeton, Wisconsin- Madison, Minnesota, Los Angeles, Columbia ve Rochester üniversiteleri Ferit‘e tam bursla eğitimin kapılarına açtı.

İstanbul, yaşamını tamamen değiştirdi. Üniversitede çift anadal programı sayesinde matematiğin yanı sıra ekonomi eğitimi de gördü. Ferit Uçar, üniversite yıllarını şöyle anlatıyor: “Koç Üniversitesi’nin çeşitli bölümlerinde part-time işlerde çalıştım. Son iki yılımda araştırma ve ders asistanlıkları yaptım. 1.5 yıl merkezi Londra’da bulunan Sage Publications’ın çıkardığı International Journal of Cross Cultural Management dergisinin editör asistanlığını yaptım. ABD’ye doktora için başvurma fikrimi, üniversitedeki profesörlerime açtım. Onların referanslarıyla, ABD’nin ekonomi alanında en iyi 15 okuluna başvurdum. Bunların 7’sinden tam burslu kabul aldım.Chicago, Princeton, Wisconsin-Madison, Minnesota, Los Angeles (UCLA), Columbia ve Rochester üniversiteleri arasında tercih yapmakta zorlanan başarılı genç, sonunda dünyanın 100 ayrı ülkesinden 14 binin üzerinde başvurunun yapıldığı New Jersey Eyaletindeki Princeton‘da karar kıldı.

ferit-ucar-abd-yi-sallayan-turk

En İyi Ders Veren Eğitmen..

Ferit Uçar‘ın tercihi, dünyanın en prestijli üniversiteleri arasında ilk sırada yer alan Princeton oldu. Burada doktorasını tamamlayan ve ekonomi dersleri de veren dahi Türk, öğrencileri tarafından ‘en iyi ders veren eğitmen’ seçildi. Doktorasını tamamlayan Ferit Uçar, enerji projeleri üreten Apprise şirketinden ortaklık teklifi aldı. Teklifini kabul eden dahi genç, ABD’nin bu köklü kuruluşunda görev alacak ilk Türk olacak. yurt dışında enerji projeleri üretecek tek Türk olacak..

Ferit Uçar, bundan sonraki planlarını şöyle aktardı: “Doktora sonrası, ABD’de 15-20 yıl akademisyen olarak çalıştıktan sonra edindiğim bilgi ve birikimi başka alanda değerlendirip ülkeme hizmet etmek istiyorum. Bu, siyaset veya danışmanlık olabilir.” Başarısının kaynağını kendisinin de tam olarak bilmediğini aktaran Ferit Uçar, “Önce şans faktörü geliyor tabii” diyor ve ekliyor, “Uzun süreli ders çalışmam. Ancak günün hangi saatinde zihnimin açık olduğunu bilir ve o saatlerde konsantre olarak en ince detayına kadar anlamaya çalışırım.

ferit-ucar-kimdir-amerika-turk-basari-hikayaleri-oykuleri-ornek-basari

Başarı Öyküsü” dendiği zaman genel olarak sıfırdan başlayıp zengin olan insanların öyküleri akla gelir. Yazılı ve görsel iletişim araçlarında da “Başarı öyküleri” kazanılan servetlerin öyküleridir. İçinde bulunduğu güç koşulları yenip de kendine yaşamda yol açan insanların öyküleri aslında “Örnek yaşam öyküsü” dür..

Ferit Uçar‘ın zekası ve azmiyle elde ettiği başarı, imkan verildiğinde insanın neleri başarabileceğinin bir kanıtı..

Ferit Uçar, Orhangazi‘nin gururu..

Şevket Başol: Yenisölöz’den Dünya’ya Şifa Dağıtan Eller

Şevket Başol Kimdir? Masörlük Mesleğine Nasıl Başlamıştır?

Şevket Başol, 1933 doğumludur. Bu mesleği Drama Pepeleçli olan amcası Hüseyin’den öğrenmiş.

Yenisölöz‘ün belki de en tanınmış kişisi olan rahmetli Şevket Başol, Kıbrıs, Almanya, İsviçre, Belçika, Hollanda ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalara şifa dağıtan bir kırık-çıkık uzmanı.

Başol Ailesi Kimdir?

Baba Şevket Başol ve oğulları Turan Başol ve Metin Başol kardeşler Bursa Orhangazi‘nin Yenisölöz Köyünde 50 yılı aşkın bir süredir gece gündüz tatil bayram demeden halka hizmet ediyor. Ağrılar nedeni ile hayattan bezmiş olan, özellikle bel ve boyun bölgelerinde fıtık oluşan hastalarına yürekleri ve deneyimli elleri ile masaj terapi hizmetleri veriyorlar. Güler yüzlü ailenin masör geleneği nesillerdir elden ele devam ediyor.

Şevket Başol, yenisölöz masör kırıkçı şevket

Kırıkçı Şevket Masörlük Mesleğine Nasıl Başladı?

83 yaşında hayata veda eden rahmetli Şevket Başol küçük yaşlarda yetenekleri ile dikkat çekti. Köyde bulunan hayvanların kemiklerini inceleyerek, sakatlanmış olan kuzuların bacaklarını ve kemiklerini düzeltip tedavi ediyordu. İnsan vücut anotomisi hakkında olan merakını ve ileride gerçekleşecek becerilerini ailesine ve etrafına göstermeye başladı. 7 kardeşli bir ailenin bütün yükü 46 yaşındaki babasının vefat etmesi üzerine kendisine kaldı.

Çobanlarla hayvanların otlatılmasını sağlıyor. Zeytin bahçelerinin bakımı ve toprak sahiplerinin tarlalarını babasının vefatından sonra aldığı 2 çift öküz ile sürüyordu. Hem ailesinin bakımıyla uğraşıyor hem de bir yandan kalan kısıtlı vakitlerinde masör olan amcasının yanına giderek onun çıraklığını yapıyordu.

İlerleyen zamanlarda bir gün amcası kendisini yanına çağırarak aile geleneği ve mesleği olan masörlüğü oğullarının ilgisi olmadığını dile getirmiş. Ve Şevket beyde görmüş olduğu yetenek neticesinde kendisine öğreteceğini söylemiştir. Şevket Başol ‘da zamanla amcasından bütün mesleğin sırlarını öğrenmiştir.

Yenisölöz Masör Şevket Başol Çok Yardım Severdi 

Ve Halk hekimi olarak kırık çıkık konusunda ve masaj yöntemleri konusunda hizmet vermeye başlamıştır. Kırık çıkık konusunda sadece gençlik dönemlerinde halka yardımcı olmuştur. Çünkü müteala dönemlerinde alçı doktor bulmak gerçekten zordu. Halk hekimi olarak ceviz kabuklarından alçı yaptığı ve yardımcı olduğu dönemler olmuş.

Ancak şuan kırık çıkık konusunda kendisine gelen insanları hastane doktorlarına yönlendiriyor ve yanlış bilinen hususlarda halkı bilgilendiriyor. Şevket Başol ve oğulları Turan Başol ile Metin Başol için kurslara da giderek masörlük konusunda aile geleneği olan yeteneklerini bilimle birleştirmiştir.

Günlük bir mesai anlayışı olmadan kendilerinden yardım isteyen bütün vatandaşlara masajla boyun bel fıtıklarının terapilerle tedavisinde yardımcı oluyorlar.

Bursa Yenisölöz Fıtıkçı

Bursa’da herkesin Fıtıkçı olarak tanıdığı rahmetli masör Şevket bey, iki oğluna da fıtık oluşacak bölgeler hakkında bilgiler verip yetenekleri geliştirmelerini sağlamıştır.

Bel ağrısı ile kıvranan hastaların birkaç gün sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini, birçok vatandaşın da ameliyat olmaktan yapılan masaj sayesinde kurtulduğunu anlatıyor. Şevket Başol, İstanbul ve Bursa’nın yanı sıra, birçok şehirden ve ülkeden insanların Yenisölöz köyüne geldiklerini ve bir nevi çok kalpten bağlı oldukları ve eserler bırakmak istedikleri vatanlarının ve devletlerinin fahri turizm elçiliklerini de yaptıklarını aktarıyor.

Şifa bulan herkesin mutlaka bir gün arkadaşına kendilerini tavsiye ettiklerini ve dürüstükleri ile Başol Ailesinin isimlerini tarihe not düştüklerini söylüyor.

1986’da oğlu Metin’i, 1989’da da Turan’ı yetiştirmeye başlayan Başol oğullarına da bu mesleğin sırlarını öğretiyor.

Kırıkçı Şevket’in dünya çapında hastaları var

Önemli müşterilerinden ilk akla gelenlerini saymasını istediğimizde milletvekillerinden tutun da bir İsviçre ilaç firması olan Nutra Sweet AG’nin müdürü Tibor von Mérey’i ilk aklına gelenler arasında sayıyor. Bakanlardan, büyükşehir belediye başkanlarına, ünlü sanatçılardan sporculara kadar birçok hasta, yaptıkları masaj sayesinde sağlığına kavuşuyor.

Doktorlar ile sürekli koordinasyon sağladıklarını ve karşılıklı tamamlayıcı tedavi olarak birbirlerine yönlendirdiklerini söylüyor. Başol Ailesi, fıtık olan bölgede elle manipülasyon yaparak sıkıntının dağılmasını sağlıyor. Kırık ve çıkık konusunda da uzun yıllardır oluşan tecrübeleri ile vatandaşlara yanlış bildikleri uygulamalar konusunda bilgilendirme anlamında yardımcı oluyorlar.

Bel ve Boyun Fıtığı, Kırık, Çıkık, Burkulma ve Eklem Kireçlenmeleri

Şevket Başol her insanın 221 kemiği olduğunu ve ellerini kullanarak rahatsızlığın kaynağını ve sebebini saptayıp çözebildiğini söylüyor. Bel ve boyun fıtığı, burkulma, eklem kireçlenmeleri ise uzmanlık alanına giriyor. Türkiye’nin dört bir köşesindeki doktorlar ve profesörler de rahmetli Şevket beyi destekleyerek ona fikir danışıyorlar ve tedavi için bu kişilerce çağrılıyor. Bu zamana kadar tedavi ettiği kişilerden hayır dua harici hiçbir tepki almadığını bu işi para için yapmadığını belirten rahmetli Kırıkçı Şevket “Ben hastalarımdan normal bir doktorun aldığının çok ama çok daha azını alıyorum. Bazen birçoğundan da almıyorum.” diye ekliyor.

Özellikle öğretmen, öğrenci, asker ve şehit ailelerinden para almadığını görüyoruz. Hastaların çoğu doktorlardan yarar görmeyenler. Ellerini kullanarak ve bazı bitki özleri ile yaptığı ilaçlardan faydalanarak tedavilerini gerçekleştiriyor.

Şevket Başol, yeni sölöz masör kırık çıkık şevket

AĞIR KALDIRIRKEN DİKKAT EDİN!

Boyun fıtıklarında en önemli unsurun terli vücuda karşı açılan klimalar, bel fıtığında ise dengesiz ve ağır eşya kaldırmalar olduğuna dikkat çeken Şevket Başol, Turan Başol ve Metin Başol ailesi “Maalesef sağlığın kıymeti yerinde iken pek anlaşılmıyor, sağlık elden gittikten sonra insanlar ızdırap çekerken kıymetini anlıyorlar. Onun için ağır kaldırırken çok dikkatli ve mümkün ise ikiye bölerek daha az ağırlığı götürmek gerekiyor. Ayrıca çağımızın hastalığı olan şişmanlık sebebiyle de vücut fazla yük taşımaktan fıtık oluşuyor. Bu yüzden dengeli beslenmeli, dengeli ve çok hareket etmelidir. Eski insanlar bellerine kuşak bağlayıp orayı muhafaza ederlerdi. Günümüzde kuşak kullanımı azaldı. Ancak ağır taşıyanlar mutlaka kuşak kullanmalıdırlar” şeklinde bilgiler veriyor.

Şevket Başol 51 yıldır şifa dağıtıyor

Yenisölöz’de 51 yıldır şifa dağıtan Şevket Başol ‘un büyük oğlu Turan Başol’da, haftanın 5 günü Bursa Bağlarbaşı’nda ki yerinde vatandaşlara hizmet veriyor.

Birçok ünlünün sağlığına kavuşmasında emekleri olan Şevket Başol ve oğulları, Sabah 09:00 ile 21:00 saatleri arasında Orhangazi’nin Yenisölöz köyüne gelenlere hizmet veriyorlar.

İstanbul’dan gelirken Orhangazi 2. ışıklardan göl yoluna devam edip 15 km. sonra, Anadolu’dan gelirken Gemlik’i geçtikten sonra Karsak boğazından sağa doğru İznik yoluna girdikten sonra 10 km. ileride sağ tarafta kalan Yenisölöz köyüne ulaşabilirsiniz.

Detaylı Bilgi İçin: http://yenisolozmasor.com

Gurmex: Bursa Orhangazi’den Gurme Çıktı!

Gurmex: Bursa Orhangazi’den Gurme Çıktı!

Gurmex bir Orhangazi markası biliyor muydunuz? Uluslararası bir şirkette Bilgi İşlem uzmanlığı yapan Orhangazi Gölyaka Köyünden Emrah Akın’ın 2009 yılında fikir olarak arkadaşları ile paylaştığı girişim, 2 yıl sonra hayat buldu.

Gurmex.com isimli oluşumun ilk ayağı olan internet için 1 yıllık emek veren girişimci Emrah Akın gıda sektöründe kariyer yapmış, uzmanlık sahibi bir çok arkadaşını ve yöneticisini bir araya getirmeye çalıştı.

Emrah Akın hazırlık süreci ile ilgili olarak  “Çevremde bulunan bir çok insanın bulundukları sektörlerde gerçekten var olan uzmanlık ve birikimlerini iş dışında kullanamadıklarını fark ettim. Düşünebiliyor musunuz uzmanlık, kariyer, eğitim gibi artı yazacak her şey var sadece amiyane tabir ile ambalaj ve etiketiniz yok. Bazı insanlara ise hobi olarak yaptıkları seyahatleri topluma yol gösterici ve kaynak olması açısından kayıt altına almak istediğimi anlattım. Güzel bildirimler ve olumlu dönüşlerle birlikte bu işin vitrininde görünen ve görünmeyen 20 kişilik bir ekibi kurmayı başardım.” dedi.

Gurmex 2011 yılının mart ayında kuruldu. 2015 yılında ise portal olarak devam etti. İnternet dünyasına ve gıda sektörüne kaliteli, özgün bir kaynak oluşturabilmek, öğrenirken öğretmek, faydalı işlere imza atmanın verdiği huzuru, mutluluğu birlikte yaşamak için bir araya gelmiş 10 kişiden oluşuyor.

Girişimde 1 genel müdür yardımcısı, 1 medya direktörü, 2 doktor, 1 profesyonel dil rehberi, 1 diyetisyen, çok sayıda endüstri ve gıda mühendisi rol alıyor.

Girişim aktif olarak İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Kırklareli, Malatya, Adana, Gaziantep ve Çanakkale merkezli hareket ediyor.

Gurmex.com‘da uzmanlar ilk aşamada Gurme, Gıda, Mutfak, Beslenme, Mekan ve Seyahat deneyimlerini paylaşıyor. Site de emeği olan herkesin tek bir amacı var, gıda sektörüne katkı sağlamak ve kaynak oluşturabilmek. Gönüllü olarak yer aldıkları bu girişimden dolayısıyla herhangi bir gelirde sağlamıyorlar.

Sitenin ana başlıkları ise şöyle;

  • Gurme Mekan Rehberi
  • Beslenme ve Sağlık Rehberi
  • Lezzetli Seyahatler
  • Yemek Tarifleri
  • Çevre ve Sürdürülebilirlik
  • Hijyen ve Kalite
  • Gıda ekonomisi ve teknolojileri
  • Röportajlar

Emrah Akın Orhangazi’yi çok sevdiğini ve sitemizde de müsait oldukça köşe yazıları yazmaya devam edeceğini belirtti.

Orhangazi kokulu girişime sizde destek vermek isterseniz sosyal medya hesaplarını takibe alarak gelişmeleri takip edebilirsiniz.

Facebook.com/gurmex

Instagram.com/gurmexpo

Twitter.com/gurmexcom

Pinterest.com/gurmex

Elma sirkesinin 8 mucizevi etkisi

Elma sirkesinin mucizevi etkilerinden bir çok alanda faydalanabileceğinizi biliyor musunuz?

İşte elma sirkesinin etkileri:

Elma sirkeli su içerek göbek eritebilirsiniz.
Banyodan sonra durulama suyuna elma sirkesi ekleyerek saçlarınızın daha parlak ve canlı olmasını sağlarken, kepek sorunundan kurtulabilirsiniz.
Yumuşatıcı yerine elma sirkesi kullanarak çamaşırlarınızın yumuşacık olmasını sağlayabilirsiniz. Kıyafetlerinizde hiçbir şekilde elma sirkesi kokusu kalmayacaktır.
Uyku düzensizliği için geceleri yatmadan 1 saat önce elma sirkesi, bal ve suyu karıştırarak rahatça uyuyabilirsiniz.
Elma sirkesi ile gargara yaparak diş etlerinizi güçlendirebilirsiniz.
Sivilcelerinize elma sirkesi sürerek kurumasını sağlayabilirsiniz.
Cildinizi düzenli olarak elma sirkesiyle silerseniz, cildinizdeki ton farkları ortadan kalkacaktır.
Siğillerin üzerine bir parça pamuğa elma sirkesi ile ıslatın ve yara bandı yardımıyla sabitleyin.

Sahurda az yiyerek tok kalmanın yolları

Sağlıklı oruç tutmanın yollarını açıklayan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hulusi Atmaca, Ramazan ayının bu yıllarda uzun günlere denk gelmesi nedeniyle doğru beslenmenin önemine değindi. Atmaca, “Yaklaşık 17 saatlik bir oruç var. Dolayısıyla burada dikkat etmemiz gereken önemli noktalar var. Öncelikle herhangi bir hastalığı olanlar hekimleri ile irtibat kurup bu Ramazan ayında ne şekilde hareket etmeleri gerektiğini, oruç tutup tutamayacağı konusunda bilgi sahibi olması gerekiyor. Oruç tutanlar için dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: Bu uzun saatlerde daha az aç kalmayı gerektirmek için en sık yapılan hatalardan birisi de fazla yemektir. Fazla yemek demek acıkmanın daha az olacağına garanti oluşturmuyor. Yani bir insan daha fazla yiyerek daha az acıkma durumu ile karşı karşıya kalmıyor. Özetle bir kişi az yemek yerse de tok kalabilir. ‘Çok yemek yiyerek tok kalırım’ düşüncesi son derece yanlış. Bu sadece o kişinin sağlığını tehdit eder. Özellikle 17 saatlik bir açlıktan sonra aşırı fazla beslenme sahurda da bunu sürdürmek sadece o kişinin sağlığını aleyhinde cereyan eden bir alışkanlıktır. Burada önemli olan miktar değil ne yiyeceklerimiz önemlidir. Sahur her türlü meyvenin tüketilmesi için müsaittir. Sebzeli her türlü yemekler tüketilebilir” diye konuştu.

ACIKMA VE HALSİZLİĞE KARŞI KEPEKLİ YA DA TAM BUĞDAY EKMEĞİ

Ramazan ayında tüketilen ekmek konusunda da uyarılarda bulunan Atmaca, “Tabi ki Ramazan’ın vazgeçilmezi pidedir. Pide adeta sembolize hale geldi. Ama burada özellikle sahurda insanların tam buğday ekmeği ya da kepekli ekmek yemelerini tavsiye ediyorum. Özellikle bazı insanlarda iftara doğru bir baş ağrısı, halsizlik başlıyor ve kendilerini yatağa atmak zorunda kalıyorlar. Özellikle bu insanların kepekli ekmek ya da tam buğday ekmeğine dönmelerini tavsiye ediyorum. Görecekler ki bu şikayetleri kaybolacak ya da belirgin bir şekilde azalma gösterecek” şeklinde konuştu.

SAHURDA TATLI YEMEYİN

Ramazan ayında tatlıya bir sınırlandırma getirilmesini isteyen Atmaca şu bilgileri verdi: “Tatlı yememek sahurda çok önemlidir. Tatlıyı hiç bir zaman önermiyoruz. Beyaz şekerin girdiği hiç bir gıdayı ne sahurda ne iftarda önermiyoruz ama bazen bir ihtiyaç olabiliyor. Orda da ölçülü olmalarını öneriyorum ve en doğrusu tatlı ihtiyacını karpuz gibi, hurma gibi tatlı meyvelerle gidermeleri konusunda çabaları olursa zamanla bu alışkanlık haline dönebilir. İftara başlarken her zaman söylediğimiz gibi bir çorbadan sonra mümkünse biraz ara vermek ve daha sonra diğer yemeklerle devam etmek şeklinde bir beslenme öneriyoruz. Gecenin çok kısalmasından dolayı insanlar gece yiyorlar, bir daha sahura kalkmıyorlar. Halbuki mutlaka sahurun son süresine kadar beklemek gerekiyor. Çünkü uzun bir açlık dönemi ve susuzluk tehlikesi var. Özellikle yaşlılar ve aktivite gerçekleştirecek kişiler için susuzluk riski var. Bu susuzluk riskini çok sulu meyvelerle giderilebilir.”

Oruç, bilinen en iyi detoks

Diyet uzmanı Aysun Yurdakul orucun bilinen en iyi detoks olduğunu belirtti.

Orucun amacının nefse hakim olabilmek ve bir ay boyunca mide ve vücudu dinlendirebilmek olduğunu hatırlatan Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aysun Yurdakul, orucun bilinen en iyi detoks olduğunu belirtti.
Ramazan ayıında, bir uzman eşliğinde hazırlanan bireye özel beslenme planı ve doğru besin seçimiyle ay sonunda toksinlerden arınmış, daha sağlıklı ve zinde bir bedene kavuşulabileceğini belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aysun Yurdakul, uyarılarda da bulundu.
Ramazan ayında yaklaşık 16 saatlik açlık sonunda, özenle hazırlanan sofralara oturulduğunda doyma hissinin düşünülmeden yemek yendiğinin altını çizen Diyetisyen Yurdakul, “İftar vakti, bir anda tüm yemeklerin tadına bakmak isteriz. Bu noktada nefsimize hakim olamayıp, doyduk mu doymadık mı düşünmeden, hızla önümüze gelen yemekleri yeriz. Sonrasında midede ağırlık, gaz, yanma, kabızlık, mide öz suyunun yemek borusuna geri kaçması gibi adlandırdığımız reflü gibi sorunlarla karşı karşıya kalırız” diye konuştu.
Sağlıklı bir bireyin gün içinde 3 ana ve 3 ara öğün olmak koşuluyla 2.5-3 saat arayla 6 öğün beslenmesinin doğru olduğunun altını çizen Diyetisyen Yurdakul, şunları söyledi:
“Ramazan ayında öğünlerimiz neredeyse 2’ye düşmektedir. İftarda sofraya oturup, bir anda yediğimiz yemekleri öğünlere dağıtmalı çorba, ana yemek, tatlı ve meyve aralarında 1’er saat bırakmalıyız. Sahuru da atlamadığımızda ve sağlıklı bir kahvaltı yaptığımızda öğün sayısı 5’i bulmakta, uzun süreli açlık nedeniyle yavaşlayan metabolizmamızın çalışmasını sağlamalıyız.”
Ramazan ayının daha sağlıklı ve rahat geçmesi için önerilerde bulunan Diyetisyen Yurdakul, “Orucunuzu 2-3 adet hurma, yarım su bardağı suyla açın. Orucunuzu açtıktan sonra 10 dakika bekleyin, dinlenin. Sonra çorbayla devam edin. Mutlaka sahura kalkın. Tüketeceğinizi besinleri, iftar-sahur arasında 4-5 öğüne yayın. Çay, kahve tüketimini yemekten 1 saat sonraya bırakın. Günlük su ihtiyacınızı öğün aralarına yayın, yemeklerle birlikte su içmeyin. Şerbetli tatlılar yerine, sütlü tatlıları tercih edin” dedi. 

Türkiye’de Elektronik İmza Kullanımı

Elektronik imza kısaca tanımlamak gerekirse kağıt üzerine atılan imzanın bilgisayar ortamındaki halidir. Yapısı flash bellek şeklinde olup bilgisayara USB girişi ile bağlanmaktadır. E-token denilen bu akıllı kart içinde kişiye özgü bir sertifika bulunmakta olup bilgisayarda kullanılmak istendiğinde güvenlik amacıyla bir şifre istenmektedir.

Elektronik İmza Niçin Kullanılır?

E-devlet uygulama sayısı o kadar arttı ki artık devlet dairelerine gitmeden bir çok iş yapılabilmektedir. Bunların başında UYAP sistemi bulunmakta olup online olarak boşanma davası açılabilmektedir. Şirketler için şube açmak, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığına dilekçe yazmak, tüketici mahkemelerine online olarak başvuru yapmak, E-satis sistemi aracılığıyla icralık taşınabilir ve taşınmaz mallar için ihaleye girebilmek, adres değişikliği yapmak gibi bir çok uygulamayı bilgisayar ve internet aracılığı ile yapılabilmektedir.

screenshot_19.jpgElektronik imza Ne Kadar Güvenlidir?

İSO27001 Bilgi Güvenliği belgesine sahip Cario Bilişim Teknolojileri Müdürü Orhan Bozkurt ile yaptığımız görüşmede Orhan Bey, kişilerin elektronik imzayı ve şifrenin bir başkası ile paylaşılmaması gerektiğini, bunun dışında herhangi bir riskinin olmadığını belirtti bu konuya ilişkin detaylı bilgilerin kendi siteleri olan elektronik imza www.eimza.gen.tr sitesinde paylaştıklarını dile getirip, elektronik imzanın tıpkı ıslak imza gibi kişiyi hukuki sorumluluklar vermektedir. 

Ülkemize Elektronik imzanın Katkıları Nelerdir?

screenshot_20.jpgE-devlet uygulamalarının ilk amacı iş yükü hafifletmek olup kayıp dışı vergi ile mücadele etmektir. Bu aşama geliştirilen özel yazılımlar sayesinde istenilen zamanda belirlenen istatistikler ortaya çıkarılabilmektedir. Ayrıca doğa’ya katkısı bulunmakta olup şuan Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nda aktif olarak elektronik imza kullanılmaktadır ve ciddi anlanma kağıt tasarrufu sağlanmıştır. Pendik Belediyesi  iki yıldır elektronik imza kullanmaktadır ve bununla birlikte 150 bin ton kağıt tasarrufu yani 10 bin ağacı kurtarmıştır. Bu rakamları ülke bazında düşünüldüğünde doğaya çok ciddi kazanç sağlanmıştır.

Kaynak: http://www.eimza.gen.tr

Kahve içmek ömrü uzatıyor mu, kısaltıyor mu?

İngiltere’de yayınlanan bir bilim dergisi, kahve ile ilgili yapılan 14 yıllık bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Böylelikle kahve içmekle ilgili zararlı mı, yararlı mı tartışmasına da son nokta konuldu.

Araştırmaya göre aynı beslenme düzenine sahip binlerce kişiden, düzenli olarak günde 1-2 fincan kahve tüketenler, hiç tüketmeyenlere oranla %15 daha uzun yaşıyor. Ayrıca kahve içmenin kalp ve damar hastalıları, kanser gibi hastalıklara karşıda koruyucu etki gösterdiği gözlemlenmiştir.

Bilim adamları, bu yapılan araştırmanın sadece bir gözlem olduğunu ve kahve içmenin kesinlikle örü uzatacağı gibi anlamlar çıkartılmaması gerektiğini, ancak yüksek dozda antioksidanlar içeren kahvenin vücudun hastalıklara karşı, kendini daha iyi koruduğunu ifade ettiler.